Sekiz gençten oluşan bir arkadaş gurubu, müdavimleri olduğu barda eğlemektedir. Bar, müşterilerine "-İyi sabahlar.." demiş ve boşalmıştır. Barmen, o gece müjdeli bir haberi kutlayan ve son biralarını içmekte olan gençlere birer yolluk vermeyi teklif eder.
Bu teklifin üzerine atlayan gençlerin neşesi kısa sürede kaçacaktır. Barın müşteri profiline yabancı beş kişi gelir ve barmenin kapattık uyarısına kulak asmadan bira ister. Barmen, tecrübesi gereği işi en tatlı şekilde halletmenin, guruba birer bira vermekten geçtiğini bilmektedir ve böyle yapar..
Sonradan gelen beş kişinin oturması üzerine, eğlenen gençlerden bir kısmı gitmek ister. Zaten gelenler özellikle kızların neşesini iyice kaçırmıştır. Fakat içlerinden Tarık, neşemizi kaçırmalarına izin vermeyelim diye israr edince; gençler içmeye devam eder. Fakat bu, hayatlarında verdikleri en isabetsiz kararlardan biri olacaktır.
İstenmeyen müşterilerden biri birasını döküp, bir başkası da barmenden yeni bira isteyince; ortalık bir anda ısınır. Sonradan gelen beş kişiden biri olan Selim in belindeki silahı çıkarıp namluya mermi vermesi olayın rengini bir anda değiştirir. Gençlerin ve barmenin elleri, ayakları, ağızları bağlanır. Barın kapısı kapanır ve korku dolu saatler başlar...
Bütüne baktığınızda gerçekten tatmin edici bir film. Ufak detaylara daha bir özenle yaklaşılsaymış; senaryonun potansiyelinden daha fazla faydalanılabilirmiş. 120 dakika olarak çekilerek gençlerin hayatları üzerinde daha fazla durulabilir, daha sahici vuruş sesleri kullanılabilir, tecavüze uğrayan kızlar giyinik bir şekilde gösterilmeyebilirmiş mesela.
Gençler düşünülerek softlaştırılmış olsa ve bu verdiğim ufak örnekler bilinçli yapılmış olsa dahi bence yanlış yapılmış. Potansiyelinin böylesine baltalanması açıkçası beni üzdü. Yine de gerçekten güzel ve izlenmesi gereken bir film. Tavsiyemizdir..